Farkındalık Laneti

Farkındalıkla lanetlenmek; insanoğlunun karşılaşabileceği en büyük lanet, cehalet ise en büyük lütuf olabilir. Bu şanslı insanlar hiçbir şeyin farkında olmaz, çevresinde olup biten umrunda değildir çünkü meydana gelen kötü olayları görmüyordur. İnsanların işkence gördüğü, çığlık çığlığa bağırıp yardım istediği bir eve komşu olan sağır bir insan gibi… Hayatından memnundur, yardım çığlıklarını duymuyordur çünkü… İşiten bir insan içinse o evde yaşamak işkencedir, her gün, her saat olan kötü olayları duymak ama hiçbir şey yapamamak; ruhu kemirir, içten içe tüketir insanı… İsyan eder bu duruma, işe yaramaz… O sesleri duyan sadece O’dur çünkü… Diğerleri günlük hayatına devam eder mutlu mesut…

İşin daha da kötüsü, o sesleri duyduğunuzu anlatmak da işe yaramaz çoğu zaman… İnsanoğlu huzur arar hep, düzeni değişsin istemez. Sesten haberi olsa müdahale etmesi gerekecektir, etmese o da rahatsız olacaktır, belki zarar görecektir müdahale ederken… O yüzden susar, görmezden gelir, hatta öfkelenir kendini uyarana, tepki gösterir.

Farkında olan, uyaran, bir şeyleri değiştirmek isteyen, sisteme karşı savaşan/savaşmaya çalışan insanlar; farkında olmayanlar ve farkında olup sisteme uyanlar tarafından ötekileştirilir, istenmeyen kişiler olarak damgalanırlar. Farkındalık bir kişide varoluşsal olabilir, ancak sıklıkla eğitim, zaman ve deneyim yoluyla gelişir. Çoğunluğu oluşturan kitle her zaman bu kişilerden bir kaç adım geridedir. Toplumda farkında olanların sayısı ne kadar azsa o toplumun gelişme olasılığı da o kadar azdır. Çünkü demokrasi adı verilen, nitelik değil niceliğin üstün görüldüğü sistemde; farkındalığı olanlar değil, farkında olmayanların desteklediği kişiler kazanır. O vakit farkındalığı yüksek kişilerin seçebileceği iki yol vardır; ya toplumda farkındalığı arttırmak için mücadele edecek, yüksek ihtimalle başarısız olacak ya da bir kenara çekilip yaklaşan fırtınayı üzüntü ve çaresizlikle izleyeceklerdir. Çoğu zaman, farkındalık lanetiyle cezalanmış insanlar zamanla toplumdan soyutlanır, yalnızlığı seçer…

tr_TRTurkish
Scroll to Top